Önceki postumda oğlumun Viyana'ya arkadaşlarının yanına gideceğini ve benim çekiliş için yaptığım çerçeveyi çok beğenip istediğini yazmıştım.Bunlar oraya gidenler.Resim sırası karışmış yine ama olsun.2012 ajandasını keçe ile kapladım.Aslında daha fazla süsleyebilirdim ama sağolsun oğlum her şeyi son ana bıraktığı için iki ayağımı bir pabuca soktu ve bu kadar oldu.
Bu çerçeve öncekinin aynısı olmadı.
Bu kez sıra inciler değil serpme inci ile süsledim.
Tığ işi çiçekleri bu sefer pembe ve yeşil kurdele ile ve pembe güllerle süsledim.
Defterin ayraç ipine küçük bir yıldız yaptım.
Bu da yakın hali.Yerine ulaştılar bile.Teşekkür telefonumu da aldım, tabii çok mutlu oldum.Güle güle kullansın cici kızımız.
Handizayn Atölye Sahibesiyim Annie Sloan Chalk Paint İstanbul Anadolu yakası bayisiyim. Bu şahane boya ile yaptığım mobilya dönüşümleri, diğer ahşap boyama faaliyetlerim, hayatım ve ailem..
keçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
keçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Aralık 2011 Perşembe
8 Aralık 2011 Perşembe
SON CİCİLER....
Yılbaşı ağacı süslerinin son partisi bunlar.Dün gece yükleyememiştim.
Ben bu çanı çok sevdim.
Altılı paketler yaptım..
Kalplerin üzerindeki boncuk işlemeler çıkmamış resimde
Bu yeşili..
Bu da beyaz olan ..
Artık yılbaşı süsü yapmıyacağım.Şimdi sıra Hayat Melodisi n,n düzenlediği çekilişte bana çıkan cici kızımızın hediyesini hazırlamaya geldi.Ama yarın meşgul olucam.Çünkü Sapanca ya Meral Sanatevi 'ndeki buluşmaya gidicem.Çok heyecanlıyım.
Eminim çok keyifli bir gün olacak.Resimleri yarın yüklerim İnşallah.
Şimdilik hoşçakalın.
Ben bu çanı çok sevdim.
Altılı paketler yaptım..
Kalplerin üzerindeki boncuk işlemeler çıkmamış resimde
Bu yeşili..
Bu da beyaz olan ..
Artık yılbaşı süsü yapmıyacağım.Şimdi sıra Hayat Melodisi n,n düzenlediği çekilişte bana çıkan cici kızımızın hediyesini hazırlamaya geldi.Ama yarın meşgul olucam.Çünkü Sapanca ya Meral Sanatevi 'ndeki buluşmaya gidicem.Çok heyecanlıyım.
Eminim çok keyifli bir gün olacak.Resimleri yarın yüklerim İnşallah.
Şimdilik hoşçakalın.
7 Aralık 2011 Çarşamba
CİCİLERE DEVAM....
Keçe kalbim ön cephesini sentetik swarovski kapladım.
altılı paketler yaptım.
meşhur meleğim.
Pembesi, bordoyu tek resimlememişim.
Üçü bir arada
Her renkten ikişer koyarak paketledim.İki model daha çalıştım ama nedense belli sayıdan fazla resim yüklemekte zorlanıyorum.Onlarda yarına artık.
İyi akşamlar...
altılı paketler yaptım.
meşhur meleğim.
Pembesi, bordoyu tek resimlememişim.
Üçü bir arada
Her renkten ikişer koyarak paketledim.İki model daha çalıştım ama nedense belli sayıdan fazla resim yüklemekte zorlanıyorum.Onlarda yarına artık.
İyi akşamlar...
28 Kasım 2011 Pazartesi
YILBAŞI CİCİLERİNE DEVAM
Merhaba arkadaşlar;
Yılbaşı ağacı süslerine bir yenisini daha ekledim.Elimdeki malzeme çokluğunu takipçi arkadaşlarım zaten bilirler.Ufak ufak değerlendirmelerle tüketeyim istiyorum ama bu seferde evde yapılacaklar yanında yapılmışlar birikiyor.Pasajdan satış yapmsamda yapılanları eritecek düzeyde değil.Keşke bir yerlerde Nedret ablanın bulduğu imkan gibi imkanlarımız olsa veya kermeslerden haberimiz olsa da hem birkaç gün eğlenceli saatler geçirip hemde emeklerimizi değerlendirebilmenin keyfine varsak ama maalesef şimdiye dek böyle bir imkan çıkmadı karşıma.
Neyse biz gelelim bu seferki ciciye.Keçeden kestiğim kalplere bu kez güpür parçaları ile bir süsleme yaptım.
Nasıl dizayn edeceğime karar verdim.
Yapıştırıp üzerlerini boncuklayarak süsledim.
Böyle oldular
Kenarlarını birleştirdim tabii içi elyaf doldu.Askısıda yapıldı.
Üçlü paketler halinde satışa hazırlar.
Kısmetleri bol olsun............
Bu arada yazmadan edemiyeceğim.Bizler Miladi Yılbaşına böyle heyecanla hazırlanırken birkaç gün önce Hicri Yılbaşı geçti.Bütün dini vecibelerimizi Hicri takvime göre yaşadığımız için bence bilmemiz gereken bir durum.Hicri Yılbaşının hemen ardından Muharrem ayı (aşure ayı) girdi.Muharremin 10. günü Aşure Günü .
Neyse bu kadar dini bilgi yeter:)
Hoşçakalın...
Yılbaşı ağacı süslerine bir yenisini daha ekledim.Elimdeki malzeme çokluğunu takipçi arkadaşlarım zaten bilirler.Ufak ufak değerlendirmelerle tüketeyim istiyorum ama bu seferde evde yapılacaklar yanında yapılmışlar birikiyor.Pasajdan satış yapmsamda yapılanları eritecek düzeyde değil.Keşke bir yerlerde Nedret ablanın bulduğu imkan gibi imkanlarımız olsa veya kermeslerden haberimiz olsa da hem birkaç gün eğlenceli saatler geçirip hemde emeklerimizi değerlendirebilmenin keyfine varsak ama maalesef şimdiye dek böyle bir imkan çıkmadı karşıma.
Neyse biz gelelim bu seferki ciciye.Keçeden kestiğim kalplere bu kez güpür parçaları ile bir süsleme yaptım.
Nasıl dizayn edeceğime karar verdim.
Yapıştırıp üzerlerini boncuklayarak süsledim.
Böyle oldular
Kenarlarını birleştirdim tabii içi elyaf doldu.Askısıda yapıldı.
Üçlü paketler halinde satışa hazırlar.
Kısmetleri bol olsun............
Bu arada yazmadan edemiyeceğim.Bizler Miladi Yılbaşına böyle heyecanla hazırlanırken birkaç gün önce Hicri Yılbaşı geçti.Bütün dini vecibelerimizi Hicri takvime göre yaşadığımız için bence bilmemiz gereken bir durum.Hicri Yılbaşının hemen ardından Muharrem ayı (aşure ayı) girdi.Muharremin 10. günü Aşure Günü .
Neyse bu kadar dini bilgi yeter:)
Hoşçakalın...
23 Kasım 2011 Çarşamba
ÇAM AĞACI CİCİLERİM
Bu seferki başka melek arkadaşlar.Keçeden üç renk çalıştım ve süsledim.
Beyaz
Kırmızı
Mavi gibi çıkmış aslında ördekbaşı yeşil.
Her renkten birer tane koyarak paketledim.
Bakalım kimlerin ağacına konacak ve uğur getirecekler.
Beyaz
Kırmızı
Mavi gibi çıkmış aslında ördekbaşı yeşil.
Her renkten birer tane koyarak paketledim.
Bakalım kimlerin ağacına konacak ve uğur getirecekler.
18 Kasım 2011 Cuma
MELEKLERİM...
Yılbaşı yaklaşıyor ve hediyelikler hazırlamaya başladım.İlki bir sarkaç ama biraz otantik kumaşlarla ve keçeyle çalışıp nazar boncukları ekledim.
Ayyy ben bunun başındaki hareyi yapmadan resimlemişim.
Biraz boynu bükükmü olmuş?.Memleketin başına gelenlerdenmi acep.O bile boynunu bükmüş.
Bu minikleride yılbaşı ağacı süsü olarak yaptım.Avuç içi kadarlar ve doğrusu beni biraz yordular.Simli kumaşı iki kat diktim.Atan bir kumaş olduğu için beni yordu.Yüzleri düğme kaplayarak yaptım.Kanatlar ise Ayşe ablanın atölye ganimetlerinden.Nikah şekeri raketi.
Öyle ufakki başına hare yapsam yüzü kalmıycak o yüzden yapmadım.Sarkaçın haresi o yüzden unutuldu anlıyacağınız.
Üçlü paketler halinde paketledim.
Şirin şirin yatıyorlar pakette.
Resimler karışmış.Bunun burda ne işi var .Boynu bükükleeeeeeeeeeeeer.
Pasajımdalar kendileri...
Ayyy ben bunun başındaki hareyi yapmadan resimlemişim.
Biraz boynu bükükmü olmuş?.Memleketin başına gelenlerdenmi acep.O bile boynunu bükmüş.
Bu minikleride yılbaşı ağacı süsü olarak yaptım.Avuç içi kadarlar ve doğrusu beni biraz yordular.Simli kumaşı iki kat diktim.Atan bir kumaş olduğu için beni yordu.Yüzleri düğme kaplayarak yaptım.Kanatlar ise Ayşe ablanın atölye ganimetlerinden.Nikah şekeri raketi.
Öyle ufakki başına hare yapsam yüzü kalmıycak o yüzden yapmadım.Sarkaçın haresi o yüzden unutuldu anlıyacağınız.
Üçlü paketler halinde paketledim.
Şirin şirin yatıyorlar pakette.
Resimler karışmış.Bunun burda ne işi var .Boynu bükükleeeeeeeeeeeeer.
Pasajımdalar kendileri...
30 Ekim 2011 Pazar
ÖNLÜKLERİM VE ASSOS GEZİSİ
Geçen hafta sonu Assos'a yazlığı kontrole gittik.Evimin yanındaki benim canım komşularımın işletmeleri için hazırladığım ve önümüzdeki yaz kullanacakları önlükleri de resimledim.
Gamze büfe restaurant çok temiz bir aile işletmesi.Deniz kenarında, leziz yemekleri olan çiçekler içinde ve herşeyden güzeli tertemiz bir işletme.Yolunuz Assos tarafına düşerse mutlaka uğrayıp yemek yemesenizde bir kahve içip ev sahiplerinin tatlı sohbetlerine katılmalısınız.
Bu önlükler aslında konsepte uygun olsun diye yağ yeşili renginde.Deniz, güneş, bahçedeki harika çiçekler ve balık şekilleri ile süslendi.Güle güle ve bol kazançlı günlerde kullansınlar inşallah.
Komşumun tatlı kızları.Sağdaki aslında çiçeği burnunda bir öğretmen.Yazları ailece burada birlikte çalışıyorlar.
Havanın güzelliğini fırsat bilip Sivrice, Sokakağzı ve Babakale gezisi yaptık.Sivrice ve Sokakağzı aslında küçücük bir koyun iki ucu.Sivrice den çekilmiş Sokakağzı manzarası.
Sivrice de kahve molası verdiğimiz pansiyon kafenin bahçesinde daha önce hiç görmediğim bu çiçeği sordum ve adının Milyoner çiçeği olduğunu öğrendim ve tabii hemen bir sürü tohum aldım.Yaza kısmetse bende milyonerim.
Kahve içtiğimiz pansiyon kafe, önü pırıl pırıl deniz.Şahene bir sukunet.
Bu eli öpülesi bayanlar ise Babakale'li.Köy bayanları bir olup köylerini güzelleştirme ve geliştirme derneği kurmuşlar.Yaptıkları el işlerini ve gözleme gibi yiyecekleri satarak gelir sağlıyorlar.Nasıl hoşuma gitti anlatamam.
Yapıp sattıklarından bazıları.
Yanılmıyorsam 1875 yılında yapılmış şahane bir camileri var.
Babakale'nin ismini aldığı kalesi.Şu anda kale bölgesinde antik kazılar devam ediyor .Koca bir balıkçı barınağı olan Çanaklale'nin Ege ile birleştiği noktada nefis bir köy.Midilli o kadar yakınki arabalar görünebiliyormuş ama biz resimleyemedik.Havanın ani ısınmasından dolayı çok pusluydu, görünmüyordu.
Bu da dönüş yolundan Behramkale Köyü ve Assos Harabeleri manzarası.
İnsan gezip de yüzyıllar öncesinden kalma yapıları gördüğünde daha 5_10 yıl önce yapılan binaların depremlerde yerle bir olmasını kabul etmek istemiyor.
Velhasıl buralar şahane yerler ve hafta sonu kaçamağı da olsa muhakkak gidip gezin derim.
Hoşçakalın.
Gamze büfe restaurant çok temiz bir aile işletmesi.Deniz kenarında, leziz yemekleri olan çiçekler içinde ve herşeyden güzeli tertemiz bir işletme.Yolunuz Assos tarafına düşerse mutlaka uğrayıp yemek yemesenizde bir kahve içip ev sahiplerinin tatlı sohbetlerine katılmalısınız.
Bu önlükler aslında konsepte uygun olsun diye yağ yeşili renginde.Deniz, güneş, bahçedeki harika çiçekler ve balık şekilleri ile süslendi.Güle güle ve bol kazançlı günlerde kullansınlar inşallah.
Komşumun tatlı kızları.Sağdaki aslında çiçeği burnunda bir öğretmen.Yazları ailece burada birlikte çalışıyorlar.
Havanın güzelliğini fırsat bilip Sivrice, Sokakağzı ve Babakale gezisi yaptık.Sivrice ve Sokakağzı aslında küçücük bir koyun iki ucu.Sivrice den çekilmiş Sokakağzı manzarası.
Sivrice de kahve molası verdiğimiz pansiyon kafenin bahçesinde daha önce hiç görmediğim bu çiçeği sordum ve adının Milyoner çiçeği olduğunu öğrendim ve tabii hemen bir sürü tohum aldım.Yaza kısmetse bende milyonerim.
Kahve içtiğimiz pansiyon kafe, önü pırıl pırıl deniz.Şahene bir sukunet.
Bu eli öpülesi bayanlar ise Babakale'li.Köy bayanları bir olup köylerini güzelleştirme ve geliştirme derneği kurmuşlar.Yaptıkları el işlerini ve gözleme gibi yiyecekleri satarak gelir sağlıyorlar.Nasıl hoşuma gitti anlatamam.
Yapıp sattıklarından bazıları.
Yanılmıyorsam 1875 yılında yapılmış şahane bir camileri var.
Babakale'nin ismini aldığı kalesi.Şu anda kale bölgesinde antik kazılar devam ediyor .Koca bir balıkçı barınağı olan Çanaklale'nin Ege ile birleştiği noktada nefis bir köy.Midilli o kadar yakınki arabalar görünebiliyormuş ama biz resimleyemedik.Havanın ani ısınmasından dolayı çok pusluydu, görünmüyordu.
Bu da dönüş yolundan Behramkale Köyü ve Assos Harabeleri manzarası.
İnsan gezip de yüzyıllar öncesinden kalma yapıları gördüğünde daha 5_10 yıl önce yapılan binaların depremlerde yerle bir olmasını kabul etmek istemiyor.
Velhasıl buralar şahane yerler ve hafta sonu kaçamağı da olsa muhakkak gidip gezin derim.
Hoşçakalın.
10 Mart 2011 Perşembe
TELEFON KILIFLARI
Bir ahbabım, bloğumda görüp ,dükkanında satabilirmiyim diye denemek için birkaç örnek istedi.işte onlardan birkaçı.umarım şansları bol olur.
5 Mart 2011 Cumartesi
BLOĞUMA DOKUNMA
Çok şükür buradayım .blog dünyasına gireli daha iki ay ancak olmuştu ama o kadar alışmışımki kaybedince anladım.sizleri çok özledim.acaba bu günlerde neler yaptılar diye düşünmekten kendimi alamadım.blogların kapatıldığı gün yeğenimle konuştum ,kendisi bilgisayar kurdu diyebilirim.üzülme yengecim ayarları değiştiririz girersin dedi ama kimsenin olmadığı yerde benim olmamın kıymeti yok diye istememiştim.ayrıca zor bir işlemde sanıyordum , baktımki az da olsa girebilen arkadaşım var bu akşam telefonla beni yönlendirdi ve DNS ayarlarını değiştirerek aranıza katılabildim.
kahvaltı soframız
yazdan hazırladığım köz biber konservesine yeşil zeytin ve bol maydanoz doğradım ve kapari ile süsledim.
kızımın en sevdiği kurabiyeler
daha önce kızımın arkadaşı Ceyda 'nın Amerika'ya giderken ablasına götürmesi için üzerinde Maddy yazan bir cep telefon kılıfı yapmıştım.bu tacı da 6 yaşındaki kardeşine götürmesi için yaptım.
yarın canım kızım Nihan'ın doğum günü.bu günlerde benim anneanneminde doğum günü.mart ayında bir gün ama tam tarihi bilmiyoruz.o yüzden yarın ikisine birlikte doğum günü yapıcaz.kızım 14, anneannem 80 olacak.
doğumgünü resimleri ile yarın görüşmek üzere.sevgiler.
kahvaltı soframız
yazdan hazırladığım köz biber konservesine yeşil zeytin ve bol maydanoz doğradım ve kapari ile süsledim.
kızımın en sevdiği kurabiyeler
kahvemizin yanına kedi dilli pasta
sizden uzakken neler yaptığımı sorarsanız; cuma günü eski apartman komşularımla kahvaltı günümüz vardı.canım arkadaşlarımla keyifli bir kahvaltının peşine cuma günü vesilesiyle Kuran'ı Kerim okuyup,güzel bir sofrada gözümüz ve karnımızı şenlendirirken dualarımızla da maneviyatımızı şenlendirdik.daha önce kızımın arkadaşı Ceyda 'nın Amerika'ya giderken ablasına götürmesi için üzerinde Maddy yazan bir cep telefon kılıfı yapmıştım.bu tacı da 6 yaşındaki kardeşine götürmesi için yaptım.
bu da yine kızımın arkadaşı Elif için telefon kılıfı.
bu arada birkaç küçük iş de yapmadım değil ama inanın elim kolum kalkmadı fazla birşey çıkmadı.güle güle kullansınlar.yarın canım kızım Nihan'ın doğum günü.bu günlerde benim anneanneminde doğum günü.mart ayında bir gün ama tam tarihi bilmiyoruz.o yüzden yarın ikisine birlikte doğum günü yapıcaz.kızım 14, anneannem 80 olacak.
doğumgünü resimleri ile yarın görüşmek üzere.sevgiler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)